eBabil Yazarlarıyla Röportaj Serisi 5. Bölüm: EMEL YILMAZ ÇELİK

MEB İngilizce Ders Kitaplarını Dijitalleştirme Harekatı: eBabil.net projesi kapsamında İngilizce dersleri için Kahoot; Prezi, Quizizz, Padlet, Coggle, Plickers, Wordwall ve Canva kullanarak aşağıdaki başlıklar dahilinde yüzlerce Akıllı Tahta ve EBA uyumlu dijital ders materyalleri üretilmektedir.

2 aydan bu yana gönüllü İngilizce öğretmenlerimizin özverisiyle yüzlerce İngilizce ders materyali üretilmiş ve bu materyaller tamamen ücretsiz ve reklamsız bir şekilde sizlerin istifadesine sunulmuştur. Öte yandan bu içerikler 2 aylık süre zarfında yaklaşık 300 bin kez incelenmiş ve uzaktan eğitim sürecinde onbinlerce öğrenci ve öğretmen tarafından kullanılmaya devam etmektedir. Bu formu doldurarak siz de proje dahil olabilir ve içeriklerinizi onbinlerce kişiye ulaştırarak literatürde yer alabilirsiniz. Ayrıca içeriklerin daha pratik bir şekilde paylaşılabilmesi için Instagram hesabımızı takip ederek 10 bin takipçiye ulaşma hedefimize destek olabilirsiniz.

eBabil Yazarlarıyla Röportaj Serisi 5. Bölüm: EMEL YILMAZ ÇELİK

Bu röportajımızda ise tamamen gönüllü bir şekilde İngilizce ders literatürüne katkıda bulunmak için onlarca materyal üreten eBabil yazarlarından Emel Yılmaz Çelik hocamıza kulak vereceğiz. 

  • Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhabalar; ben Emel Yılmaz Çelik. İngilizce öğretmeniyim. Mesleğime 2010 yılında başladım. Ülkemin çeşitli yerlerinde görev yaptım. Şu an Gürlek Nakipoğlu Anadolu Lisesi’nde görevime devam ekmekteyim.

  • Neden öğretmenlik mesleğini ve bu mesleğin İngilizce branşını seçtiniz?

Öğretmenlik mesleğini ve branşımı ortaokuldaki İngilizce öğretmenlerim sayesinde seçtim. Ortaokulda, İngilizce bizim için yeni bir dünyaydı; o yüzden de ilgimi çok çekmişti.

İngilizce dersi çok eğlenceli geçerdi. Dersi keyifle dinler, her çalışmayı yapmak için uğraşırdım. Yapabildiğimi gördükçe daha da çalışmak isterdim. Böylelikle İngilizce hayatıma girmiş oldu. Ortaokul 6.sınıfta İngilizce öğretmeni olmak istediğime karar vermiştim  Sonunda da amacıma ulaştım 🙂

  • Öğretmen olmasaydınız hangi alanda çalışmak isterdiniz?

Şimdiki düşüncemi söylemek istiyorum. Eğer öğretmen olmasaydım, proje odaklı bir alanda çalışmayı isterdim çünkü güzel ürünler ortaya çıkarmayı ve onları paylaşmayı seviyorum..

  • En büyük hayaliniz/hedefiniz nedir?

Benim mesleğim ile ilgili en büyük hayalim üniversite bünyesinde çalışmak. Araştırma yapmayı, sunmayı ve öğretmen adaylarıyla çalışmalarımı paylaşmayı çok isterim. Umarım sadece hayalde kalmaz bir gün gerçek olur 🙂

  • Öğrencilerinizle olan unutamadığınız bir anınız var mı?

Göreve başladığım ilk yıllardı ve ben tiyatro kulübündeydim. Öğrencilerimle ilk tiyatro gösterimizi hazırlamıştım. Benim için, öğrencilerim adına inanılmaz gurur verici bir çalışmaydı ve çok da güzel bir anı olarak kaldı.

  • Zümrelerinizle olan unutamadığınız bir anınız var mı? 

Okul zümre öğretmen arkadaşlarımla  2 haftalık bir seminere katılmıştık. Hem seminer çok keyifliydi hem de arkadaşlarımla güzel zaman geçirme fırsatı bulmuştum. Seminer sayesinde tekrar öğrenciliğimize dönmüştük 🙂

  • İdarecilerle (okul müdürü, il-ilçe müdürleri vs) olan unutamadığınız bir anınız var mı?

Atanmadan önce bir kaç ay ücretli öğretmen olarak bir ilkokulda çalışıyordum. Hem sınava hazırlanıp hem de derslere giriyordum. Okul müdürümüz anlayışlı bir kişiliğe sahipti. İçinde bulunduğumuz durumu görmezden gelmez yapabileceği bir şey olduğunda yardımını esirgemezdi. Tercihleri yapmıştık, atama sonucunu bekliyorduk. Aralık’ta açıklanacağını söylemişlerdi ama kesin bir tarih yoktu. Bir gün dersteyim, müdür yardımcımız geldi, müdür beyin beni görmek istediğini söyledi. Açıkçası ilk başta aklıma gelmedi derslerle alakalı olabileceğini düşündüm. Odasına gittiğimde, müdür yardımcılarımız da oradaydı. Hepsi de  gülümsüyor, ekrana bakıyordu. Ekranda benim atama yazım vardı. Atandığm il, ilçe ve okulum yazıyordu. Tabii ki tarif edilemez bir mutluluk. İdarecimizin sürprizi de çok güzeldi. Heyecanımıza ortak olmuştu 🙂

  • Sizce İngilizce öğretiminde başarılı bir ülke miyiz? Kısa bir değerlendirme rica edebilir miyiz?

Bence İngilizce öğretiminde kesinlikle başarılı bir ülkeyiz. İngilizce öğretimi konusunda öğretmen adaylarımız çok iyi bir eğitim alıyor -kendi eğitim fakültemi göz önünde bulundurarak söylüyorum. Sınıflardaki sistem çok iyi. Belki bütün okullarda aynı donanım olmayabilir ama genel anlamda gerekli araç ve gereçlere kısa zamanda ulaşabiliyoruz. Tabii ki de eksiklerimiz var ama gelişim anlamında bence gayet iyi bir durumdayız. Burada herkes şunu soruyor neden bunca yıl İngilizce dersi gören bir çocuk doğru düzgün kendini ifade edemiyor. Ben de şunu söylüyorum; insan ihtiyaç duymadığı ve zevk almadığı hiçbir şeyde tam anlamıyla verimli olamaz. Bizdeki sıkıntının kaynağı bu. Tabii bir de önyargı tıpkı sayısal derslere olduğu gibi maalesef İngilizce de çocuklar için bir kabus. Çünkü kendilerini yapamayacaklarına inandırmışlar. Tekrar söylüyorum İngilizce eğitimde gayet iyi durumdayız. İstisnalar hariç…

  • İngilizce derslerinde eksikliğini duyduğunuz en önemli beceri hangisi ve derslerinizde en çok hangi konunun öğretiminde zorlanıyorsunuz? 

Derslerimde kullandığım kaynaklar sayesinde 4 temel beceriyi de rahatlıkla işliyorum. Çalışmalarım arasında en çok zorlandığım konu vocabulary (kelime öğretimi) Bu zorluğu da ancak araştırma yaparak ve çok okuyarak aşabiliriz. Teknolojiyi verimli ve yerinde kullandığımızda bu zorluğu da aşacağımızı düşünüyorum ama bunun için ilk önce öğrencide farkındalık ve ihtiyaç duygusu ortaya çıkarmalıyız. Kelime öğretiminde kendimce bulduğum yöntemlerle dersler daha eğlenceli geçiyor. Ama yine de gitmemiz gereken çok yol var.

  • Eğer karar verici mercii olsaydınız İngilizce öğretiminde neyi değiştirirdiniz?

Tek yapmak istediğim şey önyargıyı yıkmaya yardımcı olacak çalışmalar yapmak. Eğer bu başarılırsa sorunun çoğunu ortadan kaldırmış oluruz.

  • Pandemi süreci İngilizce derslerinizi nasıl etkiledi?

Açıkçası pandemi süreci çok olumsuz etkilemedi ders işlemem açısından. Tabii ki yüz yüze eğitim karar verimli değil ama yine de sınıf ortamını yaratmaya çalışıyorum. Derslerde en büyük sıkıntı internet. Kopmalar oluyor bu da dersin verimsiz geçmesine sebep oluyor.

  • Web 2.0 araçlarının derslerinizdeki yeri nedir, öğrencileriniz bu araçlardan hoşlanıyor mu?

Web 2.0 araçlarını öğrencilerim de ben de derste kullanıyoruz zaman zaman. Gayet eğlenceli ve eğitici uygulamalar. Özellikle oyun içeren uygulamalar 🙂

  • Çocuğunun İngilizce öğrenmesini isteyen ebeveynlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Eğer mümkünse çocukların olduğu ortamda  sık sık İngilizce konuşsunlar. Onlara oyunlar hazırlayıp oynayabilirler. İngilizce eğitsel videolar izleyebilirler. Ne kadar çok dille ilgili etkinlik olursa kalıcılık o kadar çok olur.

  • Derslerine etkileşim, oyun ve eğlence katmak isteyen diğer İngilizce öğretmenlerine kullandığınız Web 2.0 araçlarından hareketle ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Öğretmenlerimiz derslerinde yeni yöntem ve teknikler kullanma konusunda ne kadar istekli olurlarsa öğrenciler de o kadar meraklı oluyor. Artık alışılmışın dışına çıkma zamanımız geldi. Bu dönemde bilindik yöntemler artık işlevsel değil. Tam da bu noktada web 2.0 araçları öğretmenlerimize inanılmaz fırsatlar sunuyor. Sıkıcı gittiğini düşündüğü dersi herhangi bir web 2.0 aracında hazırlayacağı bir oyunla eğlenceli hale getirebilir. Gelişime ve değişime açık olmayız.

  • Takipçilerinize birer film, kitap ve belgesel önerecek olsanız neyi tercih ederdiniz?

Kitap önerilerim; 

  • White Fang – Jack LONDON
  • The Call of Wild – Jack LONDON
  • The Pearl – John STEINBECK
  • Little Women – Louisa May ALCOTT
  • A Farewell to Arms – Ernest HEMINGWAY

Bu liste uzar gider☺

Emel Yılmaz Çelik hocamızın İngilizce Konu Anlatımlarına, Kelime Oyunlarına, Ders Afişlerine ve Sunumlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir